Genel Kategorisi


Kılıçdaroğlu’nun kayınbabası intihar etti

Cuma, 25 Mart 2011

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kayınbabası intihar etti. Kemal Kılıçdaroğlu’nun kayınbabası olan Ali Hıdır Özdağ’ın intihar sebebi araştırılıyor.Tunceli Esentepe Mahallesi Demiroluk mevkiinde bulunan 5 katlı apartmanın 3. katından dün saat 23.50 sıralarında (daha fazla…)


Ertuğrul Sağlam ayrılıyor mu?

Salı, 22 Mart 2011

Bursaspor’un başarılı teknik direktörü Ertuğrul Sağlam, Ankaragücü beraberliğinin ardından önemli açıklamalarda bulundu.

Bursaspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, Ankaragücü maçının ardından çarpçıcı açıklamalarda bulundu.

Sağlam şunları söyledi. “İyi bir takıma karşı oynadık. Önemli oyuncuları var. Kadro kalitesi olarak Türkiye’deki 3-4 takımından birisi. İlk 45 dakikayı heba ettik. Hiçbir şey yapmadan bitirdik. İkinci yarı 2 oyuncu değişikliği ile oyuna başladık. Miller ve Altidore ile 2 net pozisyon yakaladık ama uğraşımız maçı kazanmaya yetmedi. Taraftarlarımıza sonra da futbolseverlerden özür diliyorum. Böyle sıkıcı, pozisyon açısından kısır karşılaşma izlettirmeye hakkımız yok. Şampiyonluk yarışında çok geriye düştük. Futbolda herşey olabilir mantığıyla hareket ederek, Fenerbahçe maçını kazanıp biraz olsun umudumuzu yeşertmek için mücadele etmemiz lazım.

“EĞER OLMAZSA HERKES KENDİ YOLUNA BAKAR…”

Bir Anadolu takımının şampiyonluğu artık çok zor. Biz hep üst sıralara mücadele eden bir takım olursak bu da başarıdır. Şu an ligin 3. sırasındayız, önümüzdeki yıllarda 3.’lük şampiyonlukla eş değer hale gelecek. İleriki yıllarda ilk 3 içinde olmak çok zor. Bunun için çok ciddi bir yapılanma olması gerekiyor. Böyle bir yapılanma olursa Bursaspor’da kalmaya devam ederim. Eğer olmazsa herkes kendi yoluna bakar.”

ÖMER ERDOĞAN: “ÇOK DA İYİ OYNAMADIK”

Bursaspor’un deneyimli kaptanı Ömer Erdoğan ise, “Maçın ilk yarısında Ankaragücü bizden üstün oynadı. Kendi hatalarımızdan pozisyon verdik. Bir türlü oyunu kontrol edemedik. İkinci yarı daha istekliydik. Ofansif ağırlıklı oynadık. Maça bakılırsa iki takım da 1 puanı haketti. Hocamızın 100′üncü maçında, galip gelmek için çok nedenimiz vardı ama başaramadık. Bundan sonraki dönemde Fenerbahçe maçına hazırlanacağız.Birkaç haftadır kart sınırında oynuyordum. Bu maça denk geldi. Fenerbahçe maçında takımla birlikte olmak isterdim ama tribünden destekleyeceğim. Hakemi eleştirmek istemiyorum. Bizim görevimiz değil ama çok küçük faulleri çalarak bizim avantajlı pozisyonlarımızı kaybettirdi. maçı geri çeviremeyiz. Çok da iyi oynamadık” diye konuştu.

Bursaspor’un genç orta sahası Bekir Ozan ise şunları söyledi: “İlk yarı istediğimiz oyunu sahaya yansıtamadık. İkinci yarı topun kontrolü bizdeydi. Golü bulabilseydik maç daha farklı yere gelebilirdi. Çok önemli 2 puan kaybı var. Artık çok da söylenecek bir şey yok. Arayı en iyi şekilde değerlendirip Fenerbahçe maçından Bursa’ya galibiyetle dönmek istiyoruz.”


Sefa Doğanay final taklitleri izle 20 mart

Pazar, 20 Mart 2011

Birbirinden ilginç yetenekleri ekranlara getiren Yetenek Sizsiniz Türkiye’de 12 finalist son olarak gösterilierini sunuyorlar.20 Mart pazar günü yapılacak final sonunda 1.belli olacak.Finalde Aref,Cem Arman Yenel,Oğuz Engin,Cüneyt Acar,Türkan Kürşad ,Kuzeyin Uşakları,Sercan ve Pascal ve The mp5,Kaan Gulsoy , Fatih Jackson,Sefa Doğanay ve Şavkar Cimnastik Kulübü,Ramazan ve Veysel ( kum sanatı ) ve Tokio Tekkan gösterilerini sergilediler. 20 Mart 2011 pazar günü büyük final sonunda 1. Sefa Doğanay oldu (daha fazla…)


18 Mart Çanakkale Zaferi

Cuma, 18 Mart 2011

3 Kasım 1914 ve 18 Mart 1915 tarihleri arasında Çanakkale Boğazı’nda cereyan eden bir seri deniz savaşlarıyla Gelibolu Yarımadası’nda 25 Nisan 1915 – 8/9 Ocak 1916 tarihleri arasında yapılan kara savaşları, Türk tarihinin en şerefli sayfalarını dolduran birer zafer destanıdır.
Çanakkale Zaferini, büyük Türk Ulusuna, Atatürk gibi dahi bir lider (daha fazla…)


Metrobüs Beylikdüzü 15 Mart 2011 projesi

Salı, 15 Mart 2011

İstanbul’un ulaşımına büyük kolaylık sağlayacak Beylikdüzü metrobüs hattına ilk kazma 15 Mart Salı günü vurulacak. Beylikdüzü metrobüs hattının devreye girmesi ile bir yılda trafikten 100 bin araç çekilerek, 300 bin litre yakıt tasarrufu sağlanacak. Metrobüs, TÜYAP-Söğütlüçeşme arasındaki 50 kilometrelik mesafeyi 86 dakikada katedecek. Metrobüs, Beylikdüzü’ne ulaştığında günde 1 milyon yolcu taşıma kapasitesine ulaşacak. Metrobüsün kilometre maliyetinin 7 milyon 500 bin dolar olduğu ifade ediliyor.
(daha fazla…)


Memurlara Zam Müjdesi!

Cuma, 11 Mart 2011

Yürürlüğe giren ‘Torba Yasa’, sözleşmelilerden sonra sendika üyeleri ile çocuklu memurları da sevindirecek.

1 milyonu aşkın kamu çalışanı bu ay maaş farkı alacak. Yasa ile çocuk yardımında ‘iki çocuk’ sınırlaması kaldırıldı.

Yasanın yürürlük tarihi 1 Ocak 2011 olduğu için ikiden fazla çocuğu olan memur, mart maaşında üç aylık çocuk yardımı farkı alacak.

Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin iptali sebebiyle 1,5 yıldır ödenmeyen sendika aidatı da hesaba yatırılacak.

Üç aylık sendika aidatı 45 TL olacak. Çocuk yardımı ise 30 lira. Buna göre üç çocuklu sendika üyesi bir memur, bu ay 135 TL fark alacak.

Torba yasa ile kamu çalışanlarının sosyal haklarında önemli iyileştirmeler sağlandı. Kadın memura toplam 16 haftalık doğum izni hakkı tanındı.

Çoğul gebelikte buna iki hafta daha eklenecek. Süt izni süresi de artırılıyor.

3 yaşını doldurmamış bir çocuğu evlat edinen memur, 24 aya kadar aylıksız izin kullanabilecek.

Memurun yıllık veya mazeret izninde sosyal yardımları kesilmeyecek. Devlet Personel Başkanlığı bünyesinde memur bilgi sistemi oluşturulacak.

Artık siyasi görüşleri sonucu ‘fişleme’ de tarihe karıştı.

Başarılı olan memurlara verilen ödül miktarı da günün şartlarına göre yeniden düzenlenerek teşvik edici hale getirilecek.

300 bini aşkın sözleşmeli memura da aile yardımından yararlanma hakkı getirilmişti.

Memurun gelirini artıracak en önemli düzenlemelerden biri de çocuk yardımında iki çocuk sınırının kaldırılması oldu.

Daha önce kamu çalışanları ikiden fazla olan çocukları için çocuk yardımı alamıyordu. Torba yasa ile sınırlama kalktı.

Böylece sayısı kaç olursa olsun memura çocuk yardımı ödenecek. Memura, aylık 6 yaşından küçükler için 30, büyükler için de 15 lira çocuk yardımı verilecek.

Böylece 6 yaşından küçük 4 çocuğu olan bir memur, aylık 60 lira çocuk yardımı alırken şimdi 120 lira alacak.

Çocukların 6 yaşından büyük olması durumunda bu rakam 90 lira olacak.

Ayrıca yasa 1 Ocak 2011′den geçerli olduğu için çocuk yardımında da memura iki aylık geriye dönük ödeme yapılacak.

Böylece çocuk sayısına ve yaşına göre değişmekle birlikte memura toplu ödeme yapılacak.

Örneğin üçü 6 yaşından küçük, ikisi ise 6 yaşından büyük 5 çocuğu olan memur, bu ay iki aylık farkla birlikte 180 lira çocuk yardımı alacak.

Kamu çalışanının çocuk sayısı arttıkça alacağı yardım miktarı da yükselecek.

Maliye Bakanlığı da bir genelge yayımlayarak çok çocuklu memura geriye dönük ödeme yapılması talimatı verdi.

Anamuhalefet partisi CHP’nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen sendikalı memurun toplu görüşme primi de ‘torba yasa’ ile yeniden ödenmeye başlanıyor.

Yapılan düzenleme ile daha önce aylık 10 TL olan toplu görüşme primi 15 TL’ye çıktı.

Ödeme ise 3 ayda bir yapılacak. Uygulama 1 Ocak’tan itibaren geçerli olacak.

Böylece 1 milyonun üzerindeki kamu çalışanının maaşı, ocak itibarıyla 15 lira zamlı hesaplanacak.

Ödemeler ocak, nisan, temmuz ve eylül aylarında gerçekleştirilecek.

Sendikalı memurun ocakta alamadığı 45 lira ise bu ay verilecek. Nisanda bir 45 TL daha alacaklar.

Anayasa Mahkemesi’nin iptali sebebiyle sendika aidatı memurun cebinden çıkıyordu. Bundan dolayı çok sayıda memur sendika üyeliğinden ayrılmıştı.


En çok satılan ve yeni çıkan kitaplar

Cuma, 11 Mart 2011

Not: En çok satılan kitaplar listemiz D&R, NT, Remzi, İnkilap ve Nezih mağazalarının çok satanlar listeleri ile dağıtımcı rakamlarının karyılaştırılmasından oluşturulmaktadır.

Yeni çıkan kitaplar listemiz ise Kitap Dünyası Sayfasına ulaştırılan kitapların listesidir…

Haber 7 kitap sayfası açıldığı günden bu yana istisnai durumlar hariç, tarafımıza ulaştırılmayan kitaplara listede yer vermediği, kitap tanıtımları titiz bir okumdan sonra yapılmaktadır. Haber 7 kitap sayfasında okunmamış kitapları tanıtılmamaktadır.

Çok Satanlar:

1- Aşkın Gözyaşları – Sinan Yağmur – Karatay Akademi Yayınları

2- Hayat Dürbünümde Kırk Sene – Ayşe Kulin – Everest Yayınları

3- Arı Kovanına Çomak Sokan Kız – Stieg Larsson – Pegasus Yayıncılık

4- Şah ve Sultan – İskender Pala – Kapı Yayınları

5- Hüzün Dürbünümde Kırk Sene – Ayşe Kulin – Everest Yayınları

6- Firarperest – Elif Şafak – Doğan Kitap -

7- Hayatın Işıkları Yanınca – Serdar Özkan – Altın Kitaplar

8- Lüsyen – Can Dündar – Can Yayınları

9- Ye Dua Et Sev – Elizabeth Gilbert – Pegasus Yayıncılık

10- Başın Öne Eğilmesin – Bekir Coşkun – Bilgi Yayınevi

11- Bir Dönem İki Kadın – Melek Ulagay, Oya Baydar – Can Yayınları

12- Öcalan’ın İmralı Günleri – Cengiz Kapmaz – İthaki Yayınları

13- İstanbul Hatırası – Ahmet Ümit – Everest Yayınları

14- Büyük İnsanlık – Kendi Sesinden Şiirler – Nazım Hikmet Ran – Yapı Kredi Yayınları

15- Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara Girer…- Daniel Klein, Thomas Cathert – Aylak Kitap

16- Cumhuriyet – 2. Kitap – Türk Mucizesi – Turgut Özakman – Bilgi Yayınevi

17- Hürrem – Moskof Cariye – Demet Altınyeleklioğlu – Artemis Yayınları

18- Dağın Ardına Bakmak – Bejan Matur – Timaş Yayınları

19- Başka ”Ayrılık Ayrı, Aşk Bitişik Yazılır” – Kahraman Tazeoğlu – Destek Yayınları

20- Zulümhane – Mustafa Balbay – Cumhuriyet Kitapları

Yeni çıkan kitaplar

Gayri Resmi Yakın Tarih – Mustafa Akyol – Nesil Yayınları
Geçmiş, kalır. Kişiler kadar, toplumların hayatlarında da, dün yaşananlar bugünü etkiler ve bugün onları nasıl yorumladığımıza göre yarını da belirler.

Oyuncak Tamirhanesi – Metin Karabaşoğlu – Nesil Yayınları
Uzmanlıklar çağında yaşıyoruz. İvan İllich’in deyimiyle, ‘kabiliyetsizleştirici uzmanlıklar çağı’nda hem de… Her konuyu ‘uzman’lara bırakırken, fıtratın sesi de, vahyin sesi de duyulamıyor kulaklarımızda. Bunca gürültü arasında, kendi iç sesimizi dahi duyamaz haldeyiz.

Molla Hamid Ekinci – İhsan Atasoy – Nesil Yayınları
Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin Eski Said’den Yeni Said’e geçiş döneminde, Van ve Erek Dağı’nda geçirdiği iki yıl altı aylık (1923-1925) sürede en yakınında bulunan bahtiyarlardan biri Molla Hamid Ekinci’dir.

Peygamberimizin Mutlu Yuvası – Hilal Çelikkol Kara – Nesil Yayınları
Hazreti Hatice – Hazreti Aişe – Hazreti Fatıma – Hazreti Ümmü Seleme – Hazreti Zeynep

Vatan – Yıldızlardan Uzak Mı? – Mehmet Çetinkaya – Yitik Hazine Yayınları
Eser I. Dünya Savaşı sonunda esarete düşen Mehmetçiklerin başlarından geçenleri anlatıyor. Bu konuda ülkemizdeki ilk derli toplu çalışma olan kitapta bazı fotoğraflar ilk defa yayınlanıyor.

Dahi Çocuk Yetiştirmek – Erdinç Güllü – Hayat Yayıncılık
Bir sınav esnasında Einstein’in asistanı heyecanla sınav salonundan çıkar ve Einstein’in odasına gider. Nefes nefese kalmıştır. Einstein’e: “Efendim, galiba bir yanlışlık yaptınız, sorularınız, geçen yıl sorduklarınızın aynısı!” der.

Salaheddin Eyyübi 1138-1193 – Hannes Möhring – Kitap Yayınevi
Salaheddin Haçlı ülkelerine ağır zararlar verdiği halde Avrupa tarihine mert bir düşman örneği olarak geçmişti. Avrupalı çağdaşlarına göre Salaheddin tam bir şövalye ve bazıları için de gizli bir Hristiyan’dı.

Dünyanın Üç Yüzü – Mustafa Ulusoy – Timaş Yayınları
Zaten, dünya tadımlık bir yer Varlığımızı kaplamış bitimsiz hüzün.

Yazılası Destanlar – Cemal Uşak – Kaynak Kitaplığı
Hangi birinden söz etmeli ki? Şarkı yarışması birincisi Hatice Alizade’yi mi, Necip Fazıl Kısakürek’in Sakarya şiirini mükemmel bir şekilde okuyan Moğolistanlı Dolgurma Bayer’i mi, “Ben babamı orada kaybettim.

Sultan Abdulaziz Han ve Darbeci Paşalar – Can Alpgüvenç – Kaynak Kitaplığı
Sultan Abdülaziz Hana yapılan darbeyi ve bu darbeyi gerçekleştirenlerin ruh anatomisini anlatıyor. Darbecileri darbe yapmaya iten sebepler nelerdi. Kimlerin gazıyla darbe yaptılar ve Sultana nasıl bir zulmü reva gördüler.

Mevlana Halid-i Bağdadi – Abdurrahman Memiş – Kaynak Kitaplığı
Hâlidiye tarîkatı Anadolu’da bilim, sanat, basın ve dinî hayat üzerinde etkili olmuştur. Tarihçi İbnü’l-Emin Mahmud Kemal İnal ve kardeşi Tevfik Efendi, Osman Abdülmennan Efendi’den; Büyük Doğu Dergisi’ni çıkaran Necip Fazıl Kısakürek, Abdülhakim Arvasî’den; Hareket Dergisi’ni çıkaran Nurettin Topçu ise Abdülaziz Bekkine’den feyz almışlardır. Bu önemli tarîkatın kurucusu Mevlânâ Halid-i Bağdadî’yi tanımak, yakın ve uzak kültür tarihimizi bilmek açısından büyük önem arzetmektedir.

Evliya Çelebi – Yusuf Çetindağ – Kaynak Kitaplığı
Evliya Çelebi neredeyse dünyanın yarısını gezmiştir. Bu gezileri de at sırtında kimi zaman yalnız, kimi zaman da birkaç kişiyle beraber gerçekleştirmiştir. Onlarca memleket gezdiği için çok farklı kültürlere şahit olmuş, dillerini bilmediği birçok insanla da muhatap olmuştur.

Efe Türk Yavuz Han – Hasan Basri Bilgin – Hayat Yayıncılık
Hakkında ileri sürülen çok lâf arasında, Yavuz Sultan Selim için en uygun sözü; 10 yaşına kadar yanında büyüyen torunu için Fatih Sultan Mehmet söyleyip;“Benden sonra tahta kim oturur bilmem de, bu EFE TÜRK’ ünöyönetiminde, Devlet-i Aliyye en az üç misli büyüyüp dev bir imparatorluk olur!” keşfinde bulunmuştu.

Çözüm Mümkün Çareseri Mimkun e – Nesil Yayınları
“Doğru bir çözüm, öncelikle soruları doğru sormaya ve doğru sorular sormaya bağlıdır. Doğru sorular sorabilmek için ise, meselenin adını doğru koyabilmek gerekir. Meselenin adı doğru konulmadığı sürece, çok sorular sorulur, çok konuşulur, çok çözümler üretilir; ama bütün bunlar bizi kalıcı bir çözüme ulaştırmaz.

Dost İstersen Allah Yeter – Lütfullah Müftüoğlu – Bilge Yayıncılık
İnanan insan hayatının her anında Allah (cc) ile yaşar.Her an, her saniye Allah (cc) der.Her işe başlarken mutlaka “Bismillah” çeker.Her hangi bir musibet ile karşılaştığında “Aman Allah’ım” der.Kendisine saldıran düşmanının üzerine yürüdüğünde “Allah Allah” nidaları yükselir ağzından…Bir şeye güç yetiremediğinde “Ya Allah” diye medet bekler.

Orduda ve Yargıda Darbeci Kuşatma – Yusuf Çağlayan – Nesil Yayınları
Darbe dönemlerinin getirdiği normlar ve kurumsal yapılar, ülkemizde, askerî ve sivil bürokrasiye devletin diğer bütün kurumları ve toplum üzerinde yetkiler tanıyan bir vesayet rejimini inşa etmiş bulunuyor.

Cumhuriyet Tarihinin Bilinmeyenleri – İlber Ortaylı – Profil Yayıncılık
Türkiye tarihinin teknik olarak yazımını, birtakım tezlerin teknik tenkidini yapanlar ecnebiler, yani tarih eğitimlerini, tarihe bakış alışkanlıklarını tamamıyla bu çevrenin dışında edinmiş insanlar. Bu konunun üzerinde durulması gerekiyor.”

28 Şubat Sürecinde Medya – Nuraydın Arikan – Okur Kitaplığı
“Haber”, herhangi bir unsurun propagandasını yapmak isteyenlerce kullanılması tercih edilen öğedir. Çünkü haber, bilgi edinme ihtiyacının ötesinde, bir şeyleri “duyurmak” amacıyla da kullanılmak istenmektedir. Bu nedenledir ki; devlet, güçlü ve varlıklı kişiler, yöneticiler, şirketler, diktatörler gibi çeşitli egemenler, haberi kendi güçlerini arttırmak için bir araç olarak görmektedirler.

AK Parti ve Kürtler – Halime Kökce – Okur Kitaplığı
‘Kürt sorunu’ neden var? • ‘Kürt yoktur’dan ‘Kürt sorunu’nun kabulü aşamasına nasıl geldik?

Saplantı – Karin Slaughter – İthaki Yayınları
Karin Slaughter’ın karanlık dünyasına hoş geldiniz. Atlanta şehrinde işlenen cinayetler, korkunç ayrıntılarla teker teker birbirine bağlanırken, üç dedektif katilin peşine düşer.

CHP Nasıl Kazanır? – Murat Erdin – Destek Yayınları
CHP’nin önünde iki yol var: Ya DEVLET PARTİSİ olarak devam edecek ve yüzde 20′lerden yukarı çıkamayacak. Ya da özgürlükçü bir sol partiye dönüşerek milletin öncelikleriyle siyaset yapacak.

İz – Canan Tan – Altın Kitaplar
Yakın çevremizde benzerlerini görebileceğimiz gerçeklikte bir baba-kız öyküsü… Babasına hayran Verda, hatta âşık. Biricik kahramanım diyor onun için. Ne var ki, yıllar önce annesiyle babasının boşanmasından sonra ayrı düşmüşler birbirlerine. Çatışmışlar, çelişmişler ama sevgileri içten içe hep sürmüş. Kariyerinde zirveye ulaşmış ünlü avukat Vedat Karacan’ın intiharıyla başlıyor öykü.

Düşünüyorum O Halde Sanığım – Zulümname – Mustafa Balbay – Cumhuriyet Kitapları
Mustafa Balbay’ın cezaevinde yazdığı Silivri Toplama Kampı: Zulümhane isimli kitabının ardından yeni kitabı “Düşünüyorum O Halde Sanığım: Zulümname” isimli kitabı da çok yakında çıkıyor.Kitabın etrafına geçirilmiş bir bantla okurların Balbay’a gönderebilecekleri bir kartpostal da kitapla birlikte verilecektir.

Tasavvufa Giriş – Hülya KÜÇÜK – Ensar Neşriyat
Tasavvuf, her dinde var olan mistisizmin İslam’daki adıdır. Her dinin “mistisizm” diye bir yönü vardır ve Yaratıcı’ya, O’nun koyduğu ve peygamberleri vasıtasıyla gönderdiği kuralları kapsamakla birlikte, gnostiklerin/ariflerin kendi subjektif yöntemleriyle geliştirdikleri kurallarla ulaşmaktan bahseden bir bilimdir. Popüler olmasının yanı sıra, interdisipliner alanda akademisyenlerin ilgi odağıdır.

Anahatlarıyla Tasavvuf Tarihine Giriş – Hülya KÜÇÜK – Ensar Neşriyat
Daha önceki baskıları Anadolu Üniversitesi’nin bazı bölümlerinde ve Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde ders kitabı olarak okutulmuş olan elinizdeki kitap, doğuşundan günümüze kadar tasavvufun macerasını öğrenmek isteyen her entelektüel okuyucunun merakına cevap verecek bir üslûpta kaleme alınmıştır.

Bilgelik Peşinde – Cafer Sadık YARAN – Ensar Neşriyat
Bilgelik idealinden ve bilgece bir anlayış ve yorumlanıştan yoksun kaldıklarında da, hem din hem de felsefe, indirgemeci, dışlamacı, çatışmacı ikiciliklerin ve aşırılıkların arkacında zaman ve zemin kaybederek, insanlığın ihtiyaç duyduğu eleştirel, entelektüel, ahlaki ve manevi rehberliği gerektiği ölçüde yerine getirememişlerdir.

Gırnati Seyahatnamesi – Ebu Hamid Muhammed El Gırnati – Yeditepe Yayınevi
Bu çalışma, Ebû Hâmid Muhammed el-Gırnâtî’nin 1114 yılında İspanya’nın Gırnata şehrinden yola çıkması ile başlayıp, 55 yıl süren gezisi sırasında görüp duyduklarını yazdığı seyahatnamesini ihtiva etmektedir. Müellif bu süre içerisinde Kuzey Afrika, Arap Yarımadası, İran Coğrafyası, Kafkaslar ve Doğu Avrupa’ya kadar olan Karadeniz’in kuzeyindeki toprakları gezmiştir.

Serenad – Zülfü Livaneli – Doğan Kitap
Roman okumak istiyorsanız…Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi’nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran’ın (36) ABD’den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner’i (87) karşılamasıyla başlar.1930′lu yıllarda İstanbul Üniversitesi’nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile’ye götürür.

Yılan Jack – Yaşar Yeşil – Bengisu Yayınları
Sultan Abdülmecit zamanında Amerika’ya savaş yardımı olarak gönderilen devecilerden Hacı Ali’nin sıra dışı romanı… Doğu’dan gelen gizemli bir yolcuyla, kasabanın cesur ve hızlı kovboyu Yılan Jack’in kesişen yolları… Nerede biteceği belli olmayan olağanüstü bir macera…

Osmanlı Sufiliğine Bakışlar – Ahmet Yaşar Ocak – Timaş Yayınları
Alanında otorite olarak kabul edilen Ahmet Yaşar Ocak bu kitabında yer alan makaleleriyle projeksiyonunu Osmanlı dönemindeki tasavvufî figürlere ve Osmanlı tarihinde önemli bir yer tutan sufî zümrelere çeviriyor.

Nüktedan Süleyman Nazif – Süleyman Bulut – Pupa Yayınları
Süleyman Nazif bir gün, bir yazar arkadaşıyla karşılaşır. Oradan buradan konuşurlarken, yazar arkadaşı kızınca, biraz da şakayla karışık, “Vallahi seni şu bastonla döverim,” diye üstüne yürüyünce, Nazif, “Üstad, ben senin bastonundan değil, kaleminden korkarım,” diye karşılık verir.

İslam Medeniyetine Giriş – İmadüddin Halil – Mana Yayınları
Bizler “kültürler (medeniyetler) çatışması” diye adlandırılan bir asırda yaşıyoruz. Çağ, fikir savaşlarının ve “ötekini” kontrol altında tutma mücadelelerinin yaşandığı bir çağdır. Toynbee’nin, yirmiden fazla medeniyetin ölümünden sonra günümüzde hayatta kalabilen altı medeniyetle ilgili tezini hatırlayalım. İslam medeniyeti de dahil, son nefeslerini vermekte olan bu altı medeniyet, galip durumdaki Batı medeniyetinin yörüngesinde dönmektedir ve her an bu medeniyetin yörüngesinde parçalanıp dağılabilecek durumdadır.

Batının Kur’an Algısı – Hüseyin Yaşar – Yeni Akademi Yayınları
Kökü ilahi vahye dayanan İslâm ve Hırıstiyanlığın münasebetlerinin başlangıcı Asr-ı Saadet’e kadar gider. Batı, Müslüman toplumlarının medeniyet, heyecan ve hayat kaynağının Kur’ân olduğunu Haçlı Seferleri zamanında keşfetmiştir. Mezkûr seferlerin sadece fiziki araçlarla kazanılamayacağını anlayan Katolik Kilisesi, Kur’ân’ı Latince’ye çevirip Haçlı demagoglarına göndermiş, Müslümanlardan kurtulmanın yolunun onları Hıristiyanlaştırmak olacağını düşünerek ilk defa misyonerlik kurumlarını oluşturmuştur.

Anadolu’nun Ruhu – Mahmud Erol Kılıç – Sufi Kitap
Anadolunun Ruhu, Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıçla tasavvuf, felsefe ve siyaset üzerine yapılmış söyleşilerden oluşuyor. Kılıç, söyleşi-kitap türündeki eserde genel manada ezoterizmin, hususi manada irfani geleneğin felsefi referans arayışındaki modern Türkiyeye sunduğu imkânları ortaya koyuyor.

İlk Dönemeçte Son Aşk – Sırrı Çınar – Akis Kitap
Yaşamda her dönemeç yeni umutlara gebedir. Dönüle dönüle gidilir hayat yolunda. Bazıları vardır ki ilk dönemeçte kalır. Bazıları ilk dönemeçte bütün umduklarını bulurlar. Yaşanılan her yeni gün değil midir hayattan nasip… Geçeni geride bırakıp, geleceğe umut yüklemek ne kadar anlamlıdır?

Esrarname – Ayfer Kafkas – Timaş Yayınları
Bildiklerin, gördüklerinden ibaret ama her şeyi görüyor musun? İşte sana görmediklerini vaat ediyorum, iyice düşün, istiyor musun…

Hayatın Işıkları Yanınca – Serdar Özkan – Altın Kitaplar
Hayata kırgın bir yetişkin. Bir yunus ile “hayatın ışıklarını yakacak” çok özel bir dostluk. Karşılıksız sevgi, ümit ve hayata dair mucizevi bir yolculuk… Okuru gerçek hayatın içinde büyülü bir dünyaya taşıyan, soluksuz okuyacağınız sıradışı bir serüven.

Görmeniz Gereken 501 Ada – Kolektif – İş Bankası Yayınları
Görmeniz Gereken 501 Ada, dünyanın en büyüleyici adalarını ister gezerek ister bir koltuğun rahat ortamında keşfetmenin yollarını arayan okuyucularımız için uzmanlar tarafından kaleme alınmış harika bir kaynaktır. Kitapta adı geçen adalardan bazılarına ulaşım son derece zorken, diğerlerine anakaradan yapılacak kısa bir tekne ya da uçak yolculuğu ile ulaşmak mümkündür.

Muhteşem Süleyman – Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan – Erhan Afyoncu – Yeditepe Yayınevi
Kanuni Sultan Süleymanın iktidar yılları daha 17. yüzyıl yazarları tarafından Altın Çağ olarak tarif edilmişti. Aslında bu dönem hayatın siyahla beyaz arasındaki bütün renklerini içinde barındırıyordu. Tahta çıkarken tek evlat olmanın rahatlığını yaşayan Kanuni, saltanatı sırasında iki oğlu ile altı torununu öldürttü. İmparatorluğun büyük fetihlerle bir dünya gücü haline gelmesi de, ilk defa Harem-i Hümayundan bir hasekinin, Hürrem Sultanın siyasette aktif rol oynaması da bu dönemde oldu.Muhteşem Süleyman, aynı zamanda büyük bir aşıktı. Zafer mutluluğu kadar aşkın ve ayrılığın ıstırabını da bilen hükümdardı. Bu kitapta doğunun ve batının şahitliğinde muhteşem yüzyılın bir panoramasını bulacaksınız

Has-Bağçede ‘Ayş u Tarab – Nedimler Şairler Mutripler – Halil İnalcık – İş Bankası Yayınları
Osmanlı sarayında nasıl eğlenilirdi?İçki eğlence meclislerinde nasıl yer alırdı?”Tarihçilerin Kutbu” Halil İnalcık’ın o dönemlere ait özgün ve güvenilir kaynaklardan derlediği çalışması, sosyal tarihimizin az bilinen bir yönünü gündeme taşıyor. Abbasi ve Emevi geleneğinde de “saltanatın gereği” sayılan sazlı sözlü, içkili sakîli işret geleneğinin tarihini ve bu âdetin Osmanlı sarayındaki uygulamalarını anlatıyor.

Tek Boyutlu Kadın – Nina Power – Habitus Yayıncılık
Tüm o ilginç kadınlar nereye gittiler? Modern kadın tasvirine inanacak olsaydık kadının başarısı, pahalı çantaları, vibratörü, işi, evi ve sevgilisi olmasıyla ölçülür derdik. Tabii ki kimse televizyon programlarına, dergilere ve reklamlara inanmak zorunda değil, çoğunluk da inanmıyor zaten. Peki nasıl bu hale geldik?

Bırakmayı Düşündüm – Hulki Cevizoğlu – İsim Yayınları
İttihatçı mıydı?.. Doğum tarihi 1880 mi, 1881 mi?.. Ermenileri sürdü mü?.. Aydınlarımız için neler söyledi?.. Sürekli Devrim mi istedi?.. Musul ve Irak’ın yarısını niçin almak istedi?.. Komünizm ve Bolşevikliği istedi mi?.. İstanbul’da ajan tuzağına nasıl düştü?.. Karga kovaladığı tarla ne tarlasıydı?.. İçki yasağını savundu mu?.. “Milyonlarca Türkü öldürdük” sözüyle ne demek istedi?.. Kurtuluş Savaşı’nda Yunanlılara karşı 100 bine karşılık 10 bin mi zayiat verdik?.. “Türkiye Türklerindir!” sözünü ne zaman ve niçin söyledi?.. Almanya ile Amerika arasında bir “mandacılık” tercihi yaptı mı?..

Kibrit Çöpleri – Murathan Mungan – Metis Yayıncılık
Murathan Mungan’ın alışılmadık kısalıkta, 1-1.5 sayfalık kısa öykülerini, kitapta yer alan şu cümleleri çok iyi anlatıyor: En kısa hikâye parçasına an denir.Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler. “Bütün yaşamımız” dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında…Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır.Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.

Son Kürt İsyanı – Mesut Yeğen – İletişim Yayınları
“Kürt meselesi: Niye var?” Mesut Yeğen’in elinizdeki kitaptaki sorgulaması, bu basit ve temel soruyla başlıyor. Yıllarca etrafında dönülüp durulan ve bir türlü içinden çıkılamayan bir meseleyi ilk defa karşılaşıyormuşçasına yalın, açık seçik ortaya koymak zihin açıcıdır. Mesut Yeğen, bu ‘sadeleştirmeyi’ yapıyor. Fakat orada kalmıyor, aynı zamanda Kürt Meselesinin somut görünümlerine, zorlu ayrıntılarına giriyor. Kürtçe eğitim, demokratik özerklik gibi en hararetli tartışma başlıklarımasaya yatırılıyor kitapta.

Mircea Eliade Ve Din – Ramazan Adibelli – İz Yayıncılık
Mircea Eliade, 20. yüzyılda dinler tarihi ve din fenomenolojisi alanına damgasını vuran en önemli isimlerden biridir. Eliade’nin çalışmaları hem din bilimleri alanına kazandırdığı yeni ufuklar, hem modern dünyanın mahiyetini ve seküler bir boyuta indirgenen insanlık halini kavramak açısından göz ardı edilemez bir öneme sahiptir.

Abdülhamidin Cinci Hocası – Süleyman Tevfik Özzorluoğlu – Yeditepe Yayınevi
II. Abdülhamid tarikatlara özel bir önem vermiş, bunların yemek ve aydınlanma gibi masraflarını bizzat kendi karşılamış, harap halde olan tekkelerin onarımlarını yaptırıp, tarikat büyüklerinin türbelerini tamir ettirmişti. Arap vilayetleri ve Afrika’daki nüfuzlu tarikat şeyhlerine nişan ve rütbeler ihsan etmenin yanında maaşlar da bağlayan Padişah, Ebü’l-Hüda Efendi, Zafir Efendi gibi şeyhleri yanında tutarak onların nüfuzlarını kullanmıştı.

Karşılaştırmalı Siyaset Sanatı – Ruth Lane – Küre Yayınları
“Karşılaştırmalı siyaset nedir? O iki şeydir; birincisi, bir dünya, ikincisi, bir disiplin. Bir ‘dünya’ olarak karşılaştırmalı siyaset, yeryüzünün her parçasındaki, Afrika, Asya, Avrupa, Latin Amerika ve Kuzey Amerika’daki, siyasal davranış ve kurumları kapsar. Karşılaştırmalı siyasetin ‘dünyası’, Sovyetler Birliği’nin çöküşünü ve Avrupa Birliği’nin yükselişini; Doğu Asya’daki ekonomik büyümeyi ve Afrika’nın birçok bölgesindeki ekonomik durgunluğu; eski Yugoslavya’daki savaşı ve Orta Doğu’daki barışın başlamasını; Latin Amerika’daki demokratikleşmeyi ve Güneydoğu Asya’daki militaristleşmeyi; çağdaş siyasal dünya diye bildiğimiz her yerde birbirine karışmış şekilde bulunan umut ve çaresizliği, başarısızlığı ve başarıyı kapsar.

Mutluluk Veren Sağlık – Petek Kitamura – Dharma Yayınları
İçimizdeki mutluluk ışığı başkaları tarafından yakılmaz, o ışığı ilk defa kendimiz yakmalıyız. Mutlu çevremiz bu ışığın sönmemesine yardımcı olur, ışığın devamlı olması için ortam hazırlar. Mutsuzluğumuza şefkat göstermeyelim, kendimize acımayalım, çünkü bu duygu üzerimize çöreklenip oturmaya bayılır, onu bir düşman gibi görüp ondan uzak duralım, hatta kaçalım. Mutlu insanlarla beraber mutluluğu yakalamak, yaşam gayemiz olmalıdır. Mutsuz kişilere de yardım edelim, ama onların durumunu paylaşmayalım. Çünkü onlarla aynı duruma düşürsek, artık onlara yardım da edemeyiz.

Ada – Warren Fahy – İnkılap Kitabevi
Pasifik Okyanusu’nun güneyinde, medeniyetten binlerce kilometre uzakta, yaşamla ölüm arasında bir yerde… Henders Adası’nda yaşam, insanoğlunun keşif merakı karşısında ayakta kalabilecek mi?

Turuncu Geçmişin Kıyısında – Melih Özeren – İletişim Yayınları
“Ömrümden, sürüye sürüye yanımda en çok kendimi getirdim. Bugün ve geçmişin teknesinin temel direğiyim ben. Pas dolu bir limanda, paslı bir direk…”"Veda gününe kadar, artık her şeyi bir kere yapıp on kere aklımıza yazacaktık ki unutmayıp hatırlayalım. Evin yokuşundan son kez çıkacaktım mesela; anahtarlarını son kez kaybedecek ve bir daha hiç yaptırmayacaktım.Ada vapuruna son kez binecek, Marika’yı evinde son kez görüp dönüş vapurunun üstünde onu son kez özleyecektim.

Küçük Tanrılar – Terry Pratchett – İthaki Yayınları
Brutha, Seçilmiş Kişi’ydi ve bir kaplumbağa şeklindeki Tanrı onunla konuşmuştu. Brutha basit birisiydi. Okuma yazması yoktu. Kavun yetiştirmekten çok iyi anlardı. Çok az isteği vardı. Yozlaşmış kiliseyi devirmek istiyordu. Yaklaşmakta olan o korkunç kutsal savaşı engellemek istiyordu. Kilisenin öğretisine karşı çıkarak, Diskdünya’nın uzayda, gerçekten de dev bir kaplumbağanın sırtında hareket ettiğini öne süren bir filozofun idamını durdurmak istiyordu.

Bir Dönem İki Kadın – Melek Ulagay, Oya Baydar – Can Yayınları
Oya Baydar ve Melek Ulagay… Dünyanın ve Türkiye’nin, 1940′lardan günümüze uzanan macerasına tanıklık etmiş, tanıklıkla kalmayıp olayların içinde yaşamış iki kadın. Gençliği, umudu, devrimci mücadeleyi, sol örgütleri, hapishaneleri, işkenceleri, sevdiklerini yitirmenin acısını, mülteciliği, sürgünü, eve dönüşleri, İstanbul’dan Filistin kamplarına, Güneydoğu’dan Avrupa kentlerine savrulan yaşamlarını anlatıyorlar. 27 Mayıs’a, 68 olaylarına, solun yükselişine, 1 Mayıs’lara, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerine, katliamlara, Kürt hareketinin başlangıç günlerine, kontrgerillaya, Ortadoğu’da Amerika ve İsrail’in Filistin halkını yok etme planlarına, Doğu Bloku’ndaki yaşama, Berlin Duvarı’nın yıkılışına, sosyalist sistemin çöküşüne, yakın tarihin daha nice olayına tanıklık etmişler.Günümüz Türkiyesi’nde ve dünyada adları bilinen, bugün hâlâ önemli konumlarda, siyaset sahnesinde ya da yaşamın türlü alanlarında karar noktalarında olan pek çok insanı yakından tanımışlar.

On Beş Yaşında Bir Kaptan 2. Kitap – Jules Verne – İthaki Yayınları
İnsan ticareti! Konuşma dilinde hiç yer bulamamış bu sözün anlamını herkes bilir. Denizaşırı sömürgeleri olan Avrupalı uluslar yararına yapılan bu iğrenç ticaret, uzun süre geçerli kalmış, yıllar önce yasaklanmıştı.

Martin Scorsese – Peter Brunette – Agora Kitaplığı
Amerikan sinemasının tartışmasız bir şekilde sokaklara ait saray şairi sayılan ve “Arka Sokaklar”, “Taksi Şoförü”, “Korku Burnu”, “Günaha Son Çağrı” ve “Kızgın Boğa” gibi kült filmleriyle tanınan yönetmenin sinemaya ve kendi yönetmenlik anlayışına ait birinci elden söylediklerini anlatan bir kitap.

Son Truvalılar – Sinan Meydan – İnkılap Kitabevi
Hektor’un intikamını almak!Onlar, Anadolu’da kazandıkları büyük başarılardan sonra “Truva’nın intikamını aldım” dediler; onlar kendilerini Truvalı kahraman Hektor’la özdeşleştirdiler, onlar Doğu’nun son kahramanları, Son Truvalısı idiler. Onlar Fatih Sultan Mehmet ve Mustafa Kemal Atatürk’tü.Son Truvalılar’ın çıkış noktası, Fatih Sultan Mehmet ve Mustafa Kemal Atatürk’ün kendilerini “Doğu kahramanlığının” sembolü Truva’yla özdeşleştirmeleridir. Son Truvalılar’da cevap verilen sorulardan bazıları şunlardır:Homeros’un İlyada ve Odysseia destanlarının bilinmeyen kaynakları nelerdir?

Dilek Kartları – Nuray Sayarı – Destek Yayınları
Sessiz, sakin bir ortamda niyetinizi düşünerek konsantre olun ve sol elinizle bir kart seçin. O kart, sizin gerçeğinizle yüzleşmenize aracı olacak, sizi uyaracaktır. Unutmayın, hayatta hiçbir şey rastlantı değildir.

Tükeniş – Lisa Smedman – Laika Yayınları
Lisa Smedman öngörülü ve zeki bir yazar ve bu zekası; serinin, önemli gelişmelere yol açan kişisel öykülerle bezeli ‘orta kitabında’ çok kritik bir önem taşıyor.
– R. A. Salvatore

Aşk Zamanı – Necib Mahfuz – Kırmızı Kedi
Yirminci yüzyılın ilk yarısında, Kahire; varlıklı, dul bir kadın: Ain hanım. Şımartarak büyüttüğü oğlu İzzet, arkadaşı Hamdun, ikisinin de âşık olduğu güzel Bedriye ve bahtsız Seyyide; bütün bir mahalle ve o mahallede Mısır’ın saklı yüzü. Necip Mahfuz, Aşk Zamanı’nda okurunu umutsuz bir aşkın çevresinde ördüğü entrikalara, yeraltı örgütlerine, örtünmeye mahkûm kadınların cesaretle adım attığı tiyatro ve gösteri dünyasına götürüyor.

Şeytan, Melek ve Komünist – Nedim Gürsel – Doğan Kitap
Yolları yirminci yüzyılın büyük yıkımlarını yaşamış Berlin’de kesişen üç kişi. Harp Okulu eski öğrencisi, eşcinsel ve komünist Ali Albayrak. Okuldaki ve Türkiye Komünist Partisi’ndeki lakabı “Melek”; hayran, hatta âşık olduğu Nâzım Hikmet’i ihbar eden raporlarındaki kod adı “Şeytan”. Şehvet düşkünü şarkıcı İpek ve onunla tutkulu bir aşk yaşayan biyografi yazarı.Siyaset ve şiddeti sorgulayan bu çokkatmanlı romanı bilinmeyen yönleriyle Nâzım Hikmet’in hayat hikâyesi olarak da okuyabilirsiniz, yirminci yüzyıl tarihiyle bir hesaplaşma olarak da..

Bektaş’ın Sırrı – Cennet Bilek, Sabahattin Şerif Meşe – Doğan Kitap
“Gelme gelme! Gelir isen dönme”Birinci kapı havayı çağırdıİkinci kapı ateşi çağırdıÜçüncü kapı suyu çağırdıDördüncü kapı toprağı çağırdı….İnsan doğduğu yere benzer, doğduğu yerin ve yaşadığı çağın hikâyesine, kendi hikâyesini de ekleyerek zamanı orada durdurur. Sonra söz büyücüleri gelir, duran zamana ve mekâna yeniden can verir..

Mavi Orman – Defne Suman – Kuraldışı Yayınları
Joan Baez, i-pod, Mevlana, hesapsız kitapsız yolculuklar, Johnny Walker reklamları, Burger King, kahve falı, pop şarkıları, Tom Robbins, sevgililer, aldatma, ölüm, Orhan Pamuk ve Daihatsu otomobillerle ahenk içinde, birbirine harman yoga asanaları… Bu kitabı çok seveceksiniz.

Osmanlı İnsanı – Vehbi Vakkasoğlu – Nesil Yayınları
Osmanlı geldi geçti mi, yoksa hala yaşıyor mu? * Osmanlı bu günlere neler bıraktı? * Osmanlı hangi taraflarıyla yaşıyor ve yaşamalı? * Osmanlı insanını ve ahlakını bu yapısıyla 623 yıl ayakta tutan sırlar nelerdir. * Osmanlı’yı sevmeyenler, hatta düşman olanlar bile onun hangi taraflarının takdir ediyorlardı.

Her Durakta Aşk – Maeve Binchy – Doğan Kitap
Her gün milyonlarca insan Londra metrosunda seyahat eder. Ama genelde herkes birbirine bir anlık bir bakıştan fazlasını layık görmez bu hatta. Maeve Binchy, Her Durakta Aşk’ta Londra hayatına ayna tutacak bir bakışla bu isimsiz insanlara derinden bakmayı başarıyor…

Gölge Hırsızı – Marc Levy – Can Yayınları
“Sen benim gölge hırsızımsın; nerede olursan ol, seni bulacağım.” Babası tarafından terk edilmiş, çocukluğu boyunca annesiyle birlikte sıradan bir kasabada yaşayan kahramanımızın özel bir yeteneği vardır: Peşine gölgeler takılır, ona hep bir şeyler fısıldar…

Sartre’ın Lavabosu – Mark Crick – Can Yayınları
Edebiyatın “usta” yazarlarından, evdeki her türlü tamiratı kendiniz yapabilmeniz için yararlı bir kitap! Eğer büyük yazarlar, kalemlerini “kendi işini kendin yap” kılavuzu yaz- makta konuştursalardı, sonuç nasıl olurdu? Örneğin Sartre, “bulantı” yaratacak kadar tıkanmış lavaboları açma metodu, Hemingway ise “yaşlı adam” için duvar kâğıdı yapıştırma yöntemi yazsaydı?

Popüler Masonlar – Süleyman Yeşilyurt – Kültür Sanat Yayıncılık
Hayata sıfırdan başlayıp, 1994 senesinde Ankara Vadisi “Hoşgörü Locası”na kabul olunduktan sonra, kısa zamanda servetine servet katarak tanınmış ve popüler şahsiyetler kategorisine girme başarısı gösteren Ankara Ticaret Odası Başkanı (sözde milliyetçi) Sinan Aydın Aygün’ün yıllar yılı adeta bir sır gibi sakladığı masonluk belgesidir…

Jitem’i Ben Kurdum – Arif Doğan – Timaş Yayınları
Arif Doğan… Emekli bir subay… Kurucusu olduğu Jitem’i deşifre ediyor… Susurluk kazası öncesi ekibi Yalova’da ağırlayan isim. Susurluk’u anlatıyor. Ergenekon Davası’nın önemli sanıklarından…


Hafta sonu ve yeni haftada hava Haritalı

Cuma, 04 Mart 2011

Türkiye önümüzdeki haftadan itibaren yeni bir soğuk hava dalgasının etkisi altına giriyor. Türkiye beyaza bürünecek, yeni haftada pazartesi günü kar yağışı, tipi ve fırtına geliyor. İzmir’e bile kar yağması bekleniyor
Pazartesi-perşembe günleri arasında Türkiye genelinde yoğun kar, fırtına ve tipi etkili olacak. Mart ayının ikinci haftasında yoğun kar, tipi ve fırtınaya tutulacağız. İstanbul Boğazı’na kar yağabilir, sıcaklık -2 derece hissedilecek. Fırtınanın hızı 80 kilometreyi geçecek.

Romanya üzerinden Türkiye’ye inecek kuvvetli soğukla birlikte kar pazartesi günü önce Marmara Bölgesi’nde Trakya, Çanakkale, Balıkesir, Bilecik ile Bolu, Batı Karadeniz geneli ve Kütahya boyunca başlayacak.

İstanbul’da pazartesi günü çok kuvvetli poyrazla önce sulu kar bekleniyor, Çatalca ve yüksek tepelerde kar erken başlayabilir. Salı günü kar yağışı Çatalca-Beylikdüzü taraflarında yoğunluğunu artırabilir. İstanbul Boğazı çevresinde de bekleniyor, sıcaklık fırtınayla birlikte salı günü -2 derece hissedilecek. Çarşamba günü de aralıklı kar yağışları devam edecek.

Ankara’da pazar günü yağmur var, pazartesi önce sulu kar başlıyor, akşam saatlerinde yağış kara dönecek. Başkent perşembeye kadar üç gün boyunca beyaza bürünecek, kar ara ara yoğun yağacak.

Perşembe gününden itibaren yağışların batıdan çekilmesiyle sıcaklıklar yavaş yavaş artacak. Yarın ise Türkiye genelinde yağış yok, pazar günü Marmara, Ege ve İç Anadolu ile Antalya’da hafif yağmur şeklinde yağışlar var.

Poyraz pazartesi günü Marmara ve Kuzey Ege boyunca çok kuvvetli esecek, salı günü Ege Denizi ve Batı Karadeniz boyunca fırtınanın hızı 80 kilometreyi geçecek.

Kar yağışı salı günü tüm Marmara, İç Anadolu, Karadeniz’in geneli, Doğu ile Ege’de Muğla, Akdeniz’de Isparta’ya kadar yayılacak. İzmir’de bile sulu kar bekleniyor, dağlarında orta kuvvetli kar yağacak. Çarşamba kar Türkiye genelinde devam edecek.

Akdeniz’de pazartesi-çarşamba arasında çok kuvvetli, çarşamba günü ise şiddetli yağmur bekleniyor, dağlarda ise yoğun kar var. (Meteoroloji editörü Dilek Çalışkan – NTV)

BÖLGELERDE HAVA DURUMU

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün son verilerine göre; Marmara’nın doğusu, Doğu Karadeniz’in kıyı kesimleri, İç Anadolu’nun batısı ile Yozgat, Nevşehir, Kayseri, Niğde, Aksaray, Artvin, Zonguldak, Bolu, Düzce ve Karabük çevreleri aralıklı yağışlı geçecek.

Rüzgar genellikle kuzey ve doğu yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Kuzey Ege Kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu (Poyraz) yönlerden kuvvetli olarak esecek.

-BUZLANMA VE DON OLAYI UYARISI-

Yurdun iç ve doğu bölgelerinde gece ve sabah saatlerinde buzlanma ve don olayı beklendiğinden, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (ulaşımda aksamalar, vb.) dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.

-ÇIĞ TEHLİKESİ-

Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’da eğimin fazla olduğu dik yamaçlarda muhtemel çığ riskine karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.

SON CEMRE TOPRAĞA DÜŞÜYOR

Baharın müjdecisi olan son cemre toprağa düşüyor. 5-6 Mart tarihleri arasında düşecek cemrenin ardından hava sıcaklığı hissedilir oranda artacak.

Kor halindeki ateş anlamına gelen cemrenin birincisi 19-20 Şubat’ta havaya, 26-27 Şubat’ta ise suya düşmüştü. Soğuk günlerin geride kaldığını belirten cemrelerin ardından 6 Mayıs’ta da Hıdırellez günleri başlayacak.

Cemrelerin ardından ağaçlar da yavaş yavaş çiçeklenmeye başlıyor. Çiçekler ağaçlarına güzel bir görünüm kazandırırken görenleri de etkiliyor. Özellikle dört mevsimin yaşandığı Çukurova Bölgesi’nde bahçeler rengarenk bir görüntü sergiliyor. Portakal ağaçları yapraklarını yenilerken, bazı ağaçlar da fışkınlarıyla dikkat çekiyor. Cıvıl cıvıl kuşların dallarına konduğu ağaçlar seyredenlere de keyif veriyor.

BÖLGE BÖLGE 5 GÜNLÜK HAVA HARİTALARI VE İL İL 5 GÜNLÜK SICAKLIK DERECELERİ

-BAZI İLLERDE HAVA DURUMU-

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün son verilerine göre bazı illerde hava durumu şöyle olacak:

İSTANBUL: Parçalı ve çok bulutlu sabah saatlerinde yağmurlu geçecek.(7)

ANKARA: Az bulutlu zamanla parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde hafif yağmurlu.(8)

İZMİR: Az bulutlu ve açık.(13)

ANTALYA: Parçalı ve az bulutlu.(18)

SAMSUN: Parçalı bulutlu.(7)

ERZURUM: Az bulutlu ve açık zamanla parçalı ve çok bulutlu.(-2)

DİYARBAKIR: Parçalı ve az bulutlu.(14)

-BÖLGELERDE HAVA DURUMU-

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün son verilerine göre bölgelerde hava durumu şöyle olacak:

MARMARA: Parçalı ve çok bulutlu; doğusu (İstanbul, Bursa, Yalova, Kocaeli, Sakarya, Bilecik çevreleri) aralıklı yağışlı geçecek. Yağışlar; genellikle yağmur, Bursa ve Bilecik’in yüksek kesimlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacak.

EGE: Az bulutlu ve açık iç kesimleri parçalı ve çok bulutlu geçecek. Rüzgar; Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu (Poyraz) yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esecek.

AKDENİZ: Parçalı ve az bulutlu geçecek.

İÇ ANADOLU: Parçalı ve az bulutlu, zamanla çok bulutlu, batısı ile Kırşehir, Aksaray, Nevşehir, Niğde, Yozgat ve Kayseri çevreleri hafif yağmurlu geçecek.

BATI KARADENİZ: Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerine kadar Zonguldak, Düzce, Bolu ve Karabük çevreleri hafif yağmurlu, iç kesimlerinin yüksekleri karlakarışık yağmurlu geçecek.

ORTA ve DOĞU KARADENİZ: Parçalı ve çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları ile Artvin çevreleri aralıklı yağışlı geçecek. Yağışlar genellikle yağmur, Artvin çevreleri ile kıyıların yükseklerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacak. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde eğimin fazla olduğu dik yamaçlarda muhtemel çığ tehlikesine karşı tedbirli olunması gerekmektedir.

DOĞU ANADOLU: Az bulutlu ve açık zamanla kuzey kesimleri parçalı ve çok bulutlu, Ardahan çevreleri sabah saatlerinde hafif kar yağışlı geçecek. Gece ve sabah saatlerinde bölge genelinde buzlanma ve don olayı görülecek. Bölgede eğimin fazla olduğu dik yamaçlarda muhtemel çığ tehlikesine karşı tedbirli olunması gerekmektedir.

GÜNEYDOĞU ANADOLU: Parçalı ve az bulutlu geçecek.


Erkekleri kadınlardan nefret ettiren 7 hata!

Perşembe, 03 Mart 2011

1- Dedikodu: Erkekler sürekli başkaları hakkında konuşan hanımlardan hiç hoşlanmazlar. Kendilerini böyle hanımların yanında rahat hissetmedikleri gibi, bu davranışı gereksiz bulurlar.

2- Aşırı kıskançlık: Her şeyde olduğu gibi kıskançlığın da aşırı olması erkeği evden soğutan bir durumdur. Allah’ın insana bahşettiği her duygu, yerinde ve kararında yaşandığında lezzet verir

3- Kendine güvensizlik: Bazı hanımlar yanlarında eşleri olmadan hiçbir şey yapa-mazlar. Hayatı paylaşımda kendilerine dü¬şen görevleri yapmada dahi kendilerine gü¬venleri yoktur. Sürekli eşlerine bağımlıdırlar. Kendi karakterlerini ortaya koyamayan bu hanımlar, eşleri üzerinde bir yük gibidir.

4- Dırdır: Sürekli eleştiren ve hiçbir şeyi beğenmeyen hanımlar da erkekleri canından bezdirir.

5- Kronik sızlanmalar: Sürekli derdinden bahseden hanımlar karşılarındaki erkeği yorar ve sıkarlar. Çünkü erkek, eşinin problemini mutlaka kendisinin çözmesi gerekiyormuş gibi bir hisse kapılır ve aynı konunun defalarca açılması eşinizi bezdirir.

6- Saçmalamak: Kuaförünün ne dediğin-den, arkadaşının ne giydiğinden vb. gereksiz konulardan sürekli olarak bahsetmek erkeği çok sıkan bir durumdur. Unutmayın, erkekler ve hanımlar farklı yaradılıştadır. Erkekler bu tip ayrıntılara önem vermezler.

7- Bekletmek: Bilinen en yaygın kadın hastalıklarından biri de bekletmektir. Bu hareket, erkeklerin en nefret ettikleri şeyler sırasında en üstlerdedir.


Azra Akın Avea Yeni reklamı video izle

Perşembe, 03 Mart 2011

Avea, yeni reklam filminde hedef kitlesine Türkiye’nin en güzel yüzlerinden Azra Akın ile ulaşmaya çalışıyor. Son olarak Yok Böyle Dans adlı yarışma programında izleyicinin büyük beğenisini toplayan Akın’a reklamda, ünlü sunucu Yavuz Seçkin eşlik ediyor.

İŞTE O REKLAM VİDEOSU:
(daha fazla…)